Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Akrasya Tesiri Nedir?

  • 31 Mart 2021
  • Akrasya Tesiri Nedir? için yorumlar kapalı
  • 302 kez görüntülendi.

“Ertelemenin acı, pişmanlık ve hüsranı genellikle iş yapmanın acısından daha makûstur”. Eliezer Yudkowsky’ nin yukarıyadaki veciz ifadesiyle dile getirilen gidişat, günlük hayatımızın en temel problemi olan akrasyayı anlatmaktadır. Kendimizi rastgele bir işe odaklıyoruz, ancak her keresinde apayrı şeylerle meşgul olduğumuz için maksadımızdan çok uzakta kalıyoruz. İşte hem geçmişte hem de günümüzde insanoğlunun en büyük sorunlarından […]

“Ertelemenin acı, pişmanlık ve hüsranı genellikle iş yapmanın acısından daha makûstur”. Eliezer Yudkowsky’ nin yukarıyadaki veciz ifadesiyle dile getirilen gidişat, günlük hayatımızın en temel problemi olan akrasyayı anlatmaktadır.
Kendimizi rastgele bir işe odaklıyoruz, ancak her keresinde apayrı şeylerle meşgul olduğumuz için maksadımızdan çok uzakta kalıyoruz. İşte hem geçmişte hem de günümüzde insanoğlunun en büyük sorunlarından biri olan yukarıyadaki gidişatı bütün olarak bu terimle belirleniyor: Akrasya. Günümüzde psikologlar ve insan kaynakları uzmanları bu gidişatı “akrasya tesiri” olarak ifade ediyor. Kavram, uzmanlar tarafından değişik biçimlerde açıklama ediliyor. “Akrasya” sözcüğünün ne olduğunu anlatmadan evvel orijinine bakmak doğru olur. Akrasya sözcüğü, antik Yunandaki felsefi müzakerelerden doğmuştur. Kaynaklarda bir dedikodu olarak ifade edilse de bu terimin Platon,Sokrates, Aristotales gibi büyük feylesofların da üzerinde durduğu en temel mevzulardan olan “istem”den doğduğu belirtilir. Sokrates ve Aristo ‘şahsın ne yapması gerektiğini öğrenmesine karşın bunu yapmamasının doğurduğu istem cılızlığını’ “akrasya” olarak belirlemiştir. Akrasya kavramı, günümüz şahsi gelişim kitaplarının en çok üzerinde durduğu ‘erteleme’ alışkanlığından çok daha kapsamlı ve karışık bir mevzudur. Akrasya vaziyetinde birey zamanında tamamlaması gereken işi tamamlamak veya işine bir an evvel başlamak yerine anlamsız nedenlerle, şuurlu veya şuursuz olarak yapacağı işi erteler. Akrasya başlığı altında yapılan araştırmalar, insanın neden erteleme veya dikkatini kolay şeylere vermeye bu kadar eğilimli olduğunu, kavramın günlük hayatımıza yansımalarının neler olduğunu sorgular. Son derece anlamsız görünen akrasya gidişatı bütün olarak çözülebilmiş olmasa da hayli yaygındır. Fransız asıllı Amerikalı feylesof John Searle akrasya için : “Akrasia istem zayıflığı Fransa’da şarap kadar yaygındır” der.

Akrasya Etkisi Nedir?

Akrasya gidişatı en sade insanlardan meşhur ilim ve edebiyat insanlarına kadar her kesimden insan arasında ciddi bir istem problemi olarak karşımıza çıkar. Büyük Fransız edebiyatçı Victor Hugo, akrasyayla başa çıkmak için çok radikal devalar üretmek zorunda kalmıştır. Ölümünden sonra Hugo’ nun hayatını anlatan karısı anılarında Hugo’nun aldığı bir kitap siparişini yıl sonuna kadar yetiştiremeyince aldığı radikal bir kararı anlatır. Hugo, sık dost davetlerinden, seyahatlerden, nezaketi sohbetlerden bir cinsli kendini yazması gereken kitabına veremeyince bir gün insan içine çıkmasına olanak tanıyan tam elbiselerini toplayıp bir odaya koyar ve odayı kilitler. Böylece üzerinde yalnızca bir şalla kalan Hugo, dikkatini bütün olarak yazması gerektiği kitabına vererek kısa bir zamanda kitabını yazar. Notta da görüldüğü gibi Hugo gibi büyük normallerin yazarı için dahi akrasya son derece riskli bir hayat ve istem meseledir. Bazı uzmanlar akrasyayı insan idrakinin bir hatası olarak değerlendirir. Bir otokontrol ve erteleme problemi olarak akrasya amaçtan uzaklaştıran her cinsten gidişatı belirtir.

Akrasyayı ele alan analistlerden kimileri, bu gidişatı bir ekonomi terimi olan “zaman meblağsızlığı” ile açıklamışlardır. Buna göre insan beyni tavırsal ekonomi adı verilen öğrenişsel kusurlara kapılarak şimdiki anın mükâfatlarına geleceğin büyük mükâfatlarına göre daha fazla önemseyerek yoldan sapma meylindedir. Burada görülen durulardan biri de şudur: Beyin tasarı yaparken başka bir deyişle düşünme safhasındayken uzun vadeli büyük mükâfatlara odaklanırken eyleme geçtiğinde ise anlık tatmin beyin açısından daha tatmin edici kazanç. Bu mevzuyla alakalı yakın zamanda yapılan bir testten de bahsetmekte fayda var. Eğitimci-psikolog Walter Mischel ve takımı tarafından 1960’ larda anaokulu çağındaki talebelerde zevki erteleme kabiliyeti ve otokontrolün karakter üzerindeki yansımaları incelenmiştir. Testin temel kastı 5-6 yaşındaki çocukların baştan çıkarıcı uyaranlarla karşı istemlerinin nefislerini ne kadar ve nasıl yakalayabileceklerini görmekti. “Marşmellow Testi” olarak öğrenilen bu testte ortaya çıkan sonuçlar oldukça donakaltıcıydı. Testte kendilerine verilen lokumu yemek yerine nefislerine egemen olup taahhüt edilen büyük mükâfatı bekleyen çocukların sonraki hayatlarında ve insan ilişkilerinde daha zaferli ve mutlu oldukları görülmüştür. Sonuç olarak ertelemeye direnç gösterebilmenin hayattaki zaferin ehemmiyetli bir işareti olduğu söylenebilir.

Akrasya Etkisi Nedir?

Kanada Ottowa, Carleton Üniversitesi’nden Tim Pychyl, talebeleriyle yaptığı minik bir çalışmada akrasyanın temel nedeninin tasarlanan işe başlama tereddütlüğü olduğunu ileri sürmüştür. Tim çalışmaya katılan talebelerin çoğunun işe başladıktan sonra bahsi geçen işi daha kolay olarak belirlediklerini kaydolmuştur. Tasarı yaparken bizi tasarımıza bağlı olmaktan alıkoyan hisler, kendini kandırma gibi öğrenişsel dinçler derinlemesine ele alınmadan ve otomatik başa çıkma taktikleri olmadan anlaşılamayacak/durdurulamayacak bir zaaftır. Antonio Damasio adlı asap bilimi uzmanın nörobilim alanındaki araştırmalarında eriştiği sonuçlar, duyguların sosyal hayatta ve karar, seçim süreçlerinde kilit bir rol oynadığını ortaya koymuştur.
Tim Pychyl ve takımı akrasya tesirine yol açan erteleme tavrını bütüncül bir biçimde sınıflandırmışlardır. Yapılan bu sınıflandırmaya göre erteleme taksonomisi şöyledir:
*Hakimiyet dışı ya da kaçınılmaz ertelemeler: Bunlar çoğunlukla iş takvimine fazla iş yüklemeden kaynaklanır.
*Uyarılmaya bağlı ertelemeler: İş tasarılamasında eylem sırasında farklı dikkat çekici vaziyetlerin tesirinde kalarak kastedilen işleri erteleme gidişatıdır.
*Hedonistik Ertelemeler: Eldeki görevler yerine şahsın nefsine uyarak kendisine haz veren şeyleri yapmasından kaynaklı erteleme tavrı.
* Akut travmatik vaziyetlerden kaynaklanan ertelemeler: Bir yakının kaybı, kaza, hastalık veya değişik psikolojik vaziyetlerden kaynaklanan ertelemeler.
*Tasarılı/emelli ertelemeler: Bunlar çoğunlukla iş tasarıyı içinde değişik görevlerin araştırılmasından kaynaklı ertelemelerdir.
*İdiyopatik/irrasyonel ertelemeler: Bilimsel olarak kaynağı açıklanamayan, bireye özel mana dışı fobi ve kaygılardan kaynaklanan ertelemeler.

Chicago DePaul Üniversitesi’ nden psikoloji profesörü Joseph Ferrari, akrasyada kısır döngüye yol açan etkenlerin başında” şu an havamda değilim” argümanının olduğunu belirtmiştir. Ferrari, bu noktada akrasyanın zaman tasarılamasından ziyade hislerin yönetinde gizli olduğunu kaydolur. Bu anlamda tasarlanan bir işi o an yapmak lüzumluluğu göz arkasını edildiğinde doğru ruh halini beklemenin büyük bir tuzak olduğunu belirtir Ferrari. Bunun yanı gizeme duyguları yönet edememenin yansıması olan ‘havamda değilim’ modundaki erteleme tavrının arkasında birtakım duyguların uyuduğu belirtilir. İngiltere Sheffield Üniversitesi’ nden Psikolog Fuschia Sirois bu duyguların zafersizlik fobisi, hayal kırıklığına uğrama, öz hürmetini kaybetme, harikulade olmama gibi fobi ve evhamlar olduğunu belirtir ve zaman yönetinden ziyade bu duygularla başa çıkma yeteneğinin ehemmiyetine dikkat sürükler.
Akrasya dair bir öteki araştırmada da kavram şu biçimde belirlenmiştir: “Duygularımız, sağ duyumuza ve anlamımıza egemen olduğunda ortaya çıkan iradi zaaf” Bu anlamda akrasya, epizodik kısa süreli vaziyetlere bağlı ve sistematik bireylerin veya müesseselerin/cemiyetlerin uzun vadeli tavırları akrasya ve büyük ölçekli akrasya olarak üç değişik biçimde ele alınır. Büyük ölçekli akrasya daha çok kitlesel us yakalanması gidişatlarını kapsayan savaş, terörizm, etraf lekeliliği, kavmi paklik, silahlanma yarışı ve fazla popülasyon çoğalışı gibi vakalarla karşımıza çıkar. Bu noktada akrasya zaman tasarılaması ve görev önceliğine müteveccih bir kavram olmaktan çıkıp yanlışlığına inanmamıza karşın hislerimizin, hırslarımızın tutsağı olarak kapıldığımız istem zaafını ifade eder. Akrasya tesirindeyken hırslarımız hemen şeker isteyip tüm gücüyle bunun için çırpınan çocuklar gibidir. Erişkinler olarak bunda komplekslerimiz, âmâ noktalarımız, şahsiyet zaaflarımız bunda rol oynar. Günlük hayatta yaşadığımız hasarlı bağımlılıklar, bize hasar veren kötücül ilişkiler, yanlışlığını bildiğimiz tüketmeler ve kıymetini çoğu zaman canımızla ödediğimiz tehlike alma tutumları tamıyla birer akrasya tesiri misalidir.
Akrasya Tesiriyle Gayret

Strateji 1: Gelecekteki işlerinizi emin bir standartta bağlayın.

Günlük hayatta yaptığımız işlerin kaliteleri değişikleşse de ana ileti aynıdır. Kendinizi emin standartlara uymaya mecburi vazgeçtikçe istem zaaflarımız yasaklanmış olur. Bu bakımdan istemimize güvenmek yerine tasarı ve temkinlerimize güvenmek bizi akrasyanın kurbanı olmaktan kurtarmada takviyeci olacaktır. Misalen sosyal medya bağımlılığı olan biriyseniz işe başlamadan evvel internetsiz bir civarı seçim etkeniz yahut telefonunuzdaki sosyal medya uygulamalarınızı silmeniz usluca bir seçim olacaktır.

Strateji 2: Başlama kararlılığınızı çoğaldırın.

Akrasya tesirine yol açan en sinsi eylemlerden biri de tasarladığımız işe başlayamamamızdır. İlk adımı atmanın sihri her zaman hayatidir. Bu mevzuda hazır reçetelerin olmadığını öğrenmekte fayda var. Öğrenilmesi gereken reel mesele bir işi ertelemenin verdiği acı her zaman başlamanın acısından daha fazla olur. Başlama istemini bir kere elde ettikten sonra, onu otomatikleştirinceye kadar yinelemek püf noktadır.

Strateji 3: Görev tasarılamanızı ayrıntılandırın.

Rastgele bir işi yapmadan evvel ona dair ucu sarih tasarılar hakikatinde çoğu zaman akrasyanın temel nedenlerindendir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki tasarlanan işlerin müddet ve yer gibi ayrıntıları tanımlandığında o işin yapılma olasılığı apaçık bir biçimde çoğalmaktadır. Şöyle ki ‘yarın spor yapacağım yerine; yarın saat 13:00’ te spor salonunda yarım saat spor yapacağım’ biçiminde bir tasarılama klasiğine göre 2-3 kat daha fazla sonuç üretmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

maltepe escort ataşehir escort idealtepe escort anadolu yakası escort kadıköy escort bostancı escort pendik escort ataşehir escort şişli escort göztepe escort pendik escort kartal escort bostancı escort erenköy escort maltepe escort pendik escort bostancı escort ümraniye escort şerifali escort kartal escort maltepe escort tuzla escort pendik escort anadolu yakası escort acıbadem escort ümraniye escort escort bayan maltepe escort ümraniye escort ataşehir escort kadıköy eskort pendik eskort ataşehir escort ümraniye escort kadıköy escort escort bayan maltepe escort sex hikaye yeni seks hikaye gerçek sex hikaye sex hikaye seks hikayeleri sex hikayesi gerçek sex hikayeleri