Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Sinir Hücrelerinin Göçü

  • 24 Nisan 2021
  • Sinir Hücrelerinin Göçü için yorumlar kapalı
  • 175 kez görüntülendi.

Yeni oluşmuş bir sinir hücresinin yaşamındaki ilk adım, gelişen bir organizmadaki diğer bir çok hücrelerdeki gibi, genellikle meydana geldiği yerden, bulunması beklenilen yere harekettir. Örneğin, retinayı oluşturacak hücreler, gelişmekte olan beyinden çıkarak gözlerin yerleşeceği yere doğru ilerleyip, daha sonra optik keseciği oluştururlar. Oysa, beyinin dış tabakasındaki serebral korteks hücreleri yaşlı hücre katmanları arasından oluştukları yer […]

Sinir Hücrelerinin GöçüYeni oluşmuş bir sinir hücresinin yaşamındaki ilk adım, gelişen bir organizmadaki diğer bir çok hücrelerdeki gibi, genellikle meydana geldiği yerden, bulunması beklenilen yere harekettir. Örneğin, retinayı oluşturacak hücreler, gelişmekte olan beyinden çıkarak gözlerin yerleşeceği yere doğru ilerleyip, daha sonra optik keseciği oluştururlar. Oysa, beyinin dış tabakasındaki serebral korteks hücreleri yaşlı hücre katmanları arasından oluştukları yer olan beyinin merkezinden, ait oldukları korteksin dış tabakasına erişmek için hareket etmelidir.
Gelişme sırasında sinir hücrelerinin hareketi iyi düzenlenmiştir, rastgele hareket etmezler. Böbreğin adrenal bezlerini ve sinir hücre yığınlarını gangliyonları oluşturacak hücreleri düşünün. Bu hücreler omuriliğin hemen üstünde bulunan nöral krestten kök alıp, alta doğru notokordun hemen yanındaki özel bölgelere göç ederler. Oluştukları yerden uygun yöne doğru hareket edip, önceden belirlenmiş yolları izleyerek muhakkak bir noktada dururlar. Benzer bir biçimde, serebral korteks beyin kabuğu hücreleri dokunun bazal tabakasında meydana gelir ve sonra korteksin dış tabakasına erişena dek daha yaşlı kortikal hücrelerin arasından dışarıya doğru göç ederler. Nöral krest ve kortikal hücrelerin bir yerden başka bir yere geçişindeki üç safha-başlangıç yönünün belirlenmesi, bir yolun izlenmesi ve belirlenmiş bir yerde durulması-gelişmekte olan hücrelerin özellikleridir. En azından gözlenen üç mekanizmanın, kullanılan ve çevreye dağılan kimyevi maddeleri, hücre yapışma moleküllerini SIRÇA’lar ve dokunma çıkıntılarını kapsadığı görülür.
Sinir Hücrelerinin GöçüDağılan kimyevi maddelerin gradientleri, sinir hücrelerinin kimyevilerin kaynağına doğru ameboyit bir stilde hareket etmelerine dayanakçı olup, nöral krest hücrelerinin “alta”, kortikal hücrelerin dışarıya doğru ve diğer hücrelerin ön anteriyör, arka posteriyör ya da sırt dorsal, karın ventral yönünde hareketlerine rehberlik ederler. Ancak hücrelerin izlediği yolların çoğu SIRÇA’lar ve duyu çıkıntılarının bulunduğu diğer iki mekanizmayı kapsamaktadır. Nöral krest hücreleri omuriliğin etrafına erişen ve notokordu geçen glikoprotein filamentlerince yol gösterilen ve kortikal hücreler korteks boyunca fılamentlerin merkezden etrafa doğru ışınsal hareketlerini izleyen SIRÇA’ların özel oranları dayanağıyla ayrı ayrı yollarını belirgin bir biçimde yeniden düzenlerler. Kendilerine rehberlik eden hücreleri kısmen çevrelerler daha sonra onların yanında yakın dokunma ilişkisini sürdürerek, hem kendisinden hem de substrattan yapılan SIRÇA’lar arasında daha iyi eşleşmeler bularak hareket ederler. Göç eden bir hücre dokunduğu hücre üzerinde en uygun SIRÇA haberleşmesiyle karşı karşıya kaldığı zaman hareketini durdurur ve yerleşeceği yere kendini yakalatacak olan hücre-hücre bağlantılarını oluşturmaya başlar. Sinir hücresi yüzey belirleyicilerinin moleküler özgüllüğü öyle hatasızdır ki her nöron sınıfının iki hücre kadar az rakamda hücre bir sınıf yapar zarında değişik molekülleri vardır; bu SIRÇA’lardan daha özgül olan yüzey kimyevilerinın nöronların kendilerine özgü bir ağ oluşturmasında son evresinde yer aldığı anlamına gelir.

Sinir Hücrelerinin GöçüAkson ve Sinapsların Yaradılışı

Bir sinir hücresi sinir sistemindeki daimi yerine ulaştığında, aksonlarını bilgi mesajımı için özelleşmiş uzun ince uzantılar özel hedef hücrelere göndermelidir. Burada yeniden hem kimyevi hem de dokunumsal bilgilerin bir rol oynadığı görülür. Gelişen aksonun uzayan ucu “sihrime konisi” olarak bilinen nadir bir biçim gösterir.
Bu yapı ilk olarak takribî bir yüzyıl önce İspanyol histolog Santiago Ramony Cajal tarafından tanımlanmıştır. Sihrime konisi devamlı olarak uzar ve bazı belirgin rehber hücrelerin varlığı ve özel kimyeviler için bir etraf oluşturmak için filopodia denen dikenimsi yalancıayaklarını çıkartır. Koni, bir rehber hücrenin genellikle diğer bir sinirin aksonu kimyevi ya da dokunumsal ihtarlarıyla karşılaşırsa kısmen onu sarar ve onun boyunca uzar.
İlk olarak Kaliforniya Teknoloji Enstitüsünden Roger Sperry tarafından ileri sürülen, kimyeviyin “ilk adım” taktiği için kanıt, özellikle aksonların büyümesindeki zorlamadır. Pek çok sinir hücresi, hedeflerine erişir erişmez aksonlarını, dolaylı olarak; fakat önceden belirlenen yönlerde hedef hücrelere gönderirler. Arasından aksonların geçtiği hücresel “özel alanın” yeniden düzenlenmesi hepsi için denk olacak biçimde yeniden rotalanmaya neden olabilir. Örnegin, farelerde beyinin bir kısmını n görmeyle ilgili alanından çıkan aksonlar görmeyle ilgili korteksin 4. tabakasına uzanırlar. Aksonların, 4. katmandaki özel olarak belirlenen hücreleriyle karşılaşıncaya kadar korteksin daha alt katmanları arasından radyal ışınsal bir stilde olarak kolay bir biçimde büyüdüğünü tahmin edebiliriz; fakat bu böyle olmaz. Hayvanların sersemleyerek yürümesine neden olan mutasyonlu fare suşlarında kortikal katmanlar ters konumda olup, aksonlar ters konumlu korteks içinde gelişip, 6. katmandaki bazı temel kimyevi tanımlayıcılarla karşılaşıncaya kadar 4. katmandaki hedeflerine doğru devamlı ilerlerler ve daha sonra geriye dönüp geriye doğru göç edip 4. katmanı bulurlar. Bu gidişat, bu aksonların korteksin önce 6. tabakasını bulmaya daha sonra da 4. katmana hareket etmesi gerektiğine göre programlandırıldığını gösterir.
Sinir Hücrelerinin GöçüOmurgalılarda, bir milyon kadar çok rakamda akson korteksin görme, dinleme ve dokunumsal alanlarında bulunan hedef hücrelerin büyük uzantılarından birine bedenden bilgi gönderebilir. Bu akson hedef hücre bağlantıları uzamsal düzenlenmiş olup genetik olarak önceden belirlenmiştir. Görmeyle ilgili sistemde bulunan 10^6 özel moleküler işaretin tüm aksonların doğru hedef hücreleri bulmasını sağlaması muhtemel görünmemektedir. Büyük uzantılarından birine bedenden bilgi gönderebilirler. Kolay bir ikikoordinatlı morfogen gradientinin yeter derecede yeterli olduğunu düşünmek de akla yatkın değildir.
Pek çok tahlilci, başlangıçtaki dallanmaların bütün olmadığına ve son biçimin dinamik bir biçimde sinirsel rekabet denilen bir hadise aracılığıyla belirlendiğine inanırlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

maltepe escort ataşehir escort idealtepe escort anadolu yakası escort kadıköy escort bostancı escort pendik escort ataşehir escort şişli escort göztepe escort pendik escort kartal escort bostancı escort erenköy escort maltepe escort pendik escort bostancı escort ümraniye escort şerifali escort kartal escort maltepe escort tuzla escort pendik escort anadolu yakası escort acıbadem escort ümraniye escort escort bayan maltepe escort ümraniye escort ataşehir escort kadıköy eskort pendik eskort ataşehir escort ümraniye escort kadıköy escort escort bayan maltepe escort sex hikaye yeni seks hikaye gerçek sex hikaye sex hikaye seks hikayeleri sex hikayesi gerçek sex hikayeleri