Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Canlıların Temel Bileşenleri

  • 24 Nisan 2021
  • Canlıların Temel Bileşenleri için yorumlar kapalı
  • 4 kez görüntülendi.
Canlıların Temel Bileşenleri

Temel bileşenler bir araya gelerek canlıların bütününü oluşturur. İnorganik ve organik bileşenler olmak üzere ikiye dağılır. 1. İnorganik Bileşenler İnorganik grubundaki bileşenler dışarıdan besinler desteğiyle alınırlar. Hücre çeperinden sindirime uğramadan geçebilir. Hasar gören dokuların onarılmasında büyük rol oynar ve enerji sağlamak için kullanılmazlar. Karbon kapsamazlar. Bu bileşenlerin en ehemmiyetli özelliklerinden birisi de hücre çeperinden geçebilmeleri […]

Canlıların Temel BileşenleriTemel bileşenler bir araya gelerek canlıların bütününü oluşturur. İnorganik ve organik bileşenler olmak üzere ikiye dağılır.

1. İnorganik Bileşenler
İnorganik grubundaki bileşenler dışarıdan besinler desteğiyle alınırlar. Hücre çeperinden sindirime uğramadan geçebilir. Hasar gören dokuların onarılmasında büyük rol oynar ve enerji sağlamak için kullanılmazlar. Karbon kapsamazlar. Bu bileşenlerin en ehemmiyetli özelliklerinden birisi de hücre çeperinden geçebilmeleri için sindirime uğramalarına gerek kalmamasıdır.
1.1. Su: Hayati bir nitelik taşıyan su, hücre yapısının büyük bir bvefatını oluşturur. Su moleküllerinin ufalamadan bir arada kalması kohezyon olarak adlandırır. Kohezyon bitkilerin üst taraflarına iletilmesi gereken suyu kılcal damarlar desteğiyle yukarıya doğru eriştirir. Hidrojen bağlarının kırılması ısıyı düşürür, tekrar bağların oluşması ısıyı ortaya çıkartır. Bu vaziyet canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için gerekli ısıyı korur.
1.2. Asitler ve Bazlar: Su içinde çözüldüğü zaman hidrojen iyonu oluşturan maddeler asit, hidroksil iyonu oluşturan maddeler ise baz olarak adlandırılır. Çözeltinin asit ve baz bedeli pH olarak ifadelenir.
1.3. Minareller ve Tuzlar: Kaslarda ve sinirlerdeki geri bildirimlerde etkilidirler. Ter, idrar ile dışarı atılır.

2. Organik Bileşenler
Karbon kapsayan bileşenlerdir. Canlıların organik bileşenleri karbona ek olarak yapılarında oksijen, hidrojen, azot, fosfor ve azot da bulundurur. Ancak reel organik bileşiğin cinsini belirleyen karbondur. Yapı maddesi, enerji çiğ maddesi, enerji faydayı olarak gruplara dağılır. Kullanım alanlarına göre organik bileşenlerin sıralanışı da farklı olur. Enerji çiğ maddesi olarak gruplandırıldığında sıralama karbonhidratlar, yağlar, proteinler şeklindeyken, yapı maddesi olarak değerlendirildiğinde proteinler, yağlar, karbonhidratlar şeklinde sıralanır. Enerji faydayı sıralaması yağlar, proteinler, karbonhidratlar şeklindedir. Genel özellikleri aşağıdaki gibi özetlenen bu bileşenler alt birimlere ayrılmaktadır.
Canlıların Temel Bileşenleri2.1. Karbonhidratlar: Canlıların enerji gereksinimlerini karşılar. Monosakkaritler, disakkaritler , polisakkaritler olarak 3’e dağılır. Glikoz, beyin hücrelerinin çalışmasını gerçekleştirir, kan şekerini oluşturur. İnsülin, kan şekerini düşürerek enerji üretir. Bedende gerekli olan karbonhidrat miktarından fazla alınırsa, karaciğerde yağa dönüşür. Fazla karbonhidrat alımı bedende bakteri üretimini çoğaldırır. Ekmek, hububatlar, baklagiller, incir, hurma karbonhidrat bakımından zengin besinlerdir.
2.2. Lipitler: Yağlar bedenin yapı taşıdır. Vitamin, hormon olarak kullanılabilirler. Hücresel solunumda yakılarak metabolik su oluşturur. Bu su kış uykusuna uyuyan hayvanlarda ve göç eden kuşların gereksinimini karşılar. Esansiyel yağ asitleri, yağlar desteğiyle bedene girer. Fazla yağlı besin alımı, bedenin dolaşım sistemine hasar verir, tansiyonu yükseltir. Zeytinyağı, ayçiçeği yağı, soya fasulyesi gibi bitkisel kaynaklı, et, et mahsulleri, süt, yumurta gibi hayvansal kaynaklı bedene alınabilir.
2.3. Proteinler: Dokuların imal ve onarımı, kanın pıhtılaşması, asit-baz balansını koruma gibi birçok işlevi vardır. Bedene bağışıklık kazandırır. Gerekli miktardan fazla alınan protein karbonhidrat ve yağa çevrilerek depolanır. Noksan alımı neticesinde bağışıklık cılızlar. Hasar gören dokular geç iyileşir. Ödem oluşur. Süt, yoğurt, peynir, fındık, fıstık, ceviz zengin protein kapsar.
Enzimler: Canlı metabolizmasındaki enerji gerektiren vakalarda aktivasyon enerjisini düşürerek katalizör görevi gören biyolojik moleküllerdir. Protein yapısında olmalarının haricinde bazıları yalnızca proteinden bazıları da protein+ protein olmayan bvefattan oluşur. Protein olan kısma apoenzin ismi verilirken protein olmayan kısma kofaktör denilir. Bir kofaktör organik molekülden oluşuyorsa bu kez adları koenzim olur.
2.4. Vitaminler: Vitaminler öteki organik bileşenlere göre canlıların bedeninde daha az kullanılmakla birlikte direnç çoğaldırma ve metabolik faaliyetleri tertip eden bileşendir. Yağda çözünenler ve suda çözünenler olmak üzere 2 gruba dağılır. A, D, E, K vitaminler yağda çözünen vitaminler olup karaciğerde aşırısı ambar edilir. Bedende ambar edilemeyen ve suda eriyen vitaminler B grubu ve C vitaminidir.
2.5. Hormonlar: Su dengesinden tutun da faize, büyüme, büyüme gibi pek çok faaliyet hormonlar tarafına tertip edilir. Organizmanın kendisi tarafından üretilen bu kimyasal uyarıcılar balaka taşırlar. Endokrin bezler tarafından salgılandıktan sonra, endokrin sistemde yerini alarak hedef uzuvlara ve hedef hücrelere iletilirler. Burada gerekli metabolik faaliyetleri kumpaslar. Endokrin sistemin rastgele bir sebeple bozulması hormonal hastalıkların oluşmasına neden olur.
2.6. Nükleotitler: Nükleik asitlerin Deoksirübo Nükleik Asit ve RNA yapı taşları olan nükleotitler en az bir fosfat grubu, 5 karbonlu bir şeker ve nükleik bazlardan oluşur. Nükleotitlerin zincir halinde bir araya gelmesiyle 5 karbonlu şekerin cinsine göre Deoksirübo Nükleik Asit deoksiriboz ve RNA riboz molekülleri alana kazanç. Deoksirübo Nükleik Asit molekülünü alana getiren nükleotitlere deoksribonükleotit, RNA molekülünü alana getiren nükleotitlere ribonükleotit denir. Deoksirübo Nükleik Asit ve RNA’daki nükleik bazlar Adenin, Sitozin, Timin, Guanin ve Urasil’dir. Bunlardan Urasil yalnızca RNA’da, Timin ise yalnızca Deoksirübo Nükleik Asit’da bulunur. Kimyasal olarak çift bağlı olan Adenin ve Guanin purin grubu, tek bağlı olan Guanin, Sitozin, Timin, Urasil primidin grubu bazlar olarak adlandırılır. ATP de bir nukleotit olup bir fosfat grubu ve riboz şekeri yanında baz olarak yalnızca Adenin kapsar. Deoksirübo Nükleik Asit ve RNA çok bazlı ve kalıtımdan mesul yapılarken, ATP metabolizmaya enerji sağlamaktan mesul tek bazlı Adenin yapıdır.

Yazar: Coma Berenices

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

maltepe escort ataşehir escort idealtepe escort anadolu yakası escort kadıköy escort bostancı escort pendik escort ataşehir escort şişli escort göztepe escort pendik escort kartal escort bostancı escort erenköy escort maltepe escort pendik escort bostancı escort ümraniye escort şerifali escort kartal escort maltepe escort tuzla escort pendik escort anadolu yakası escort acıbadem escort ümraniye escort escort bayan maltepe escort ümraniye escort ataşehir escort kadıköy eskort pendik eskort ataşehir escort ümraniye escort kadıköy escort escort bayan maltepe escort sex hikaye yeni seks hikaye gerçek sex hikaye sex hikaye seks hikayeleri sex hikayesi gerçek sex hikayeleri