Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Fluxus : Düşler Laboratuvarı

  • 23 Nisan 2021
  • Fluxus : Düşler Laboratuvarı için yorumlar kapalı
  • 304 kez görüntülendi.

Fluxus, 1960’lı ve 1970li senelerde ortaya çıkmış beynelmilel ve disiplinlerarası bir sanatçı, bestekar, tasarımcı ve şairler grubudur. Hollandalı galeri sanatçısı ve sanat eleştirmeni Harry Ruhé, Fluxus’u, “altmışlı senelerin en radikal ve deneysel sanat hareketi” olarak tanımlar. Fluxus, değişik sanatsal medya ve disiplinlere deneysel katkılar yapmıştır. Fluxus, gruptaki sanatçıların yarattığı yeni sanat formlarıyla da tanınmıştır. Bu […]

Fluxus : Düşler LaboratuvarıFluxus,

1960’lı ve 1970li senelerde ortaya çıkmış beynelmilel ve disiplinlerarası bir sanatçı, bestekar, tasarımcı ve şairler grubudur. Hollandalı galeri sanatçısı ve sanat eleştirmeni Harry Ruhé, Fluxus’u, “altmışlı senelerin en radikal ve deneysel sanat hareketi” olarak tanımlar. Fluxus, değişik sanatsal medya ve disiplinlere deneysel katkılar yapmıştır. Fluxus, gruptaki sanatçıların yarattığı yeni sanat formlarıyla da tanınmıştır. Bu yeni sanat formları arasında, Fluxus sanatçısı Dick Higgins tarafından geliştirilen, muhtelif tekniklerin beraber kullanıldığı “intermedya”, Henry Flynt tarafından geliştirilen “kavramsal sanat” ve Şan June Paik ve Wolf Vostell’in liderliğini yaptığı “video sanatı” sayılabilir. [Fluxus.jpg]

Fluxus’un orijinleri, bestekar John Cage’in 1930’lu senelerde başlattığı ve 1960’lı senelere kadar süren deneysel müzik çalışmalarıyla üretilen kavramlardan kaynaklanmaktadır. D. T. Suzuki’nin Zen Budizm derslerine katıldıktan sonra, John Cage, 1957-1959 seneleri arasında New York’taki Yeni Sosyal Araştırmalar Mektebi’nda bir dizi “Deneysel Kompozisyon” semineri verdi. Sanatta rastla ve bilinmeyenlik kavramlarını, potansiyel olarak ebedi biçimlerde hakikatleştirilebilen kompozisyonların temelini inceledi. Ayrıca, Fluxus azalarının başucu kitabı, Dada metinlerinin tercümelerinden oluşan ve Robert Motherwell tarafından yayınlanan “Dadacı Şairler ve Ressamlar”ın tesiri de ehemmiyet taşımaktadır.

Fluxus’u hazırlayan vakalar arasında, 1961’de New York’ta Yoko Ono ve La Monte Young küratörlüğünde tertip edilen, Yoko Ono, Jackson MacLow, Joseph Byrd ve Henry Flynt’in parçalarını kapsayan, “Chambers Street” konserleri serisi de yer almaktadır. Ayrıca, 1963’teki Ray Johnson, Allan Kaprow, George Brecht ve Robert Watts’ın Yam şenliği ve Mary Bauermeister’in 1960-61’de Köln’deki stüdyosunda tertip edilen, Şan June Paik ve John Cage’in de yer aldıkları konser dizisi de sayılabilir. 1960’da, “Piyano İçin Etüt”şöhreti çalarken, Paik’in birden izleyicilerin arasına atlayıp John Cage’in kravatını kesmesi, konser salonundan çıkması ve ardından organizatörlere telefonla parçanın sona erdiğini duyurması bu konserler dizisinin ses getiren vakalarındandır. Fluxus’un kurucularından Dick Higgins, “Fluxus, bir gidişatın başında değil, ortasında başlamış gibidir” der. [nam june paik.jpg]

Fluxus sanatçıları grubunda, ekonomistler, matematikçiler, bale sanatçıları, tasarımcılar ve mimarlar, hatta ilahiyatçılar da vardı. Hep beraber Neo-Dada’nın “hengame müziği”ni, edebiyat, şiir, görsel sanatlar, kent tasarılaması, mimari, tasarım ve yayıncılığı içeren “aktiflikler” ürettiler. Bir Hayli Fluxus sanatçısı, anti-ticarilik ve anti-sanat görüşünü paylaştılar. Bestekar John Cage’in, sonunu kestirmeden bir yapıta başlanması ve yapıtın sanatçı ile izleyicinin ortak etkileşim bölgesi olarak görülmesi fikirleri ve uygulamaları Fluxus’u derinden etkiledi. Yaratma süreci, bitmiş mahsulden daha ehemmiyetliydi. Bir başka ehemmiyetli tesiri de, Dada’cı Fransız sanatçı Marcel Duchamp’ın çalışmaları yaptı. Bu “sıvı” hareketin kurucularından olan George Maciunas, 1961’de bir mecmuaya Fluxus ismini verdi.

Fluxus : Düşler Laboratuvarı1960’lı senelerin, Joseph Beuys, Robert Filliou, Al Hansen, Bengt bağışlama Klintberg, Alison Knowles, Ben Patterson, Daniel Spoerri, Wolf Vostell gibi deneysel sanatçıları da Fluxus aktifliklerinde yer aldılar. Sanat ve sanatın cemiyetteki rolü hakkında değişik fikirleri vardı. Fluxus içindeki topluluklar ve Fluxus’un büyüme şekli, katılımcılarının Fluxus’un ne olduğuyla alakalı çok muhtelif belirlemelerini üretti. George Maciunas bir manifesto önerdi ancak öteki sanatçıların hiçbiri onunla aynı düşünceleri paylaşmadı ve çok az birey Fluxus’u bir akım olarak gördü. Ama Wiesbaden, Kopenhag, Stockholm, Amsterdam, New York ve Londra’daki bir dizi şenlik büyük ve çok faal bir topluluk oluşturdu.

Fluxus‘un bir sınama forumu olarak kazandığı şöhrete uygun olarak, bazı Fluxus sanatçıları, Fluxus‘u bir laboratuvar olarak belirlediler. Litvanya doğumlu George Maciunas, “Fluxus isminin, sanatçılar tarafından üretilen sanatın paylaşılan duyarlılığını, kültürel, sosyal ve siyasal devrimcileri ortak cephede ve eylemde birleştirmeye müteveccih bir teşebbüs olarak tanımladığını” söylemiştir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

maltepe escort ataşehir escort idealtepe escort anadolu yakası escort kadıköy escort bostancı escort pendik escort ataşehir escort şişli escort göztepe escort pendik escort kartal escort bostancı escort erenköy escort maltepe escort pendik escort bostancı escort ümraniye escort şerifali escort kartal escort maltepe escort tuzla escort pendik escort anadolu yakası escort acıbadem escort ümraniye escort escort bayan maltepe escort ümraniye escort ataşehir escort kadıköy eskort pendik eskort ataşehir escort ümraniye escort kadıköy escort escort bayan maltepe escort sex hikaye yeni seks hikaye gerçek sex hikaye sex hikaye seks hikayeleri sex hikayesi gerçek sex hikayeleri