Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Nörodejeneratif Huntington Hastalığının Rehabilitasyonu Var mı?

  • 22 Nisan 2021
  • Nörodejeneratif Huntington Hastalığının Rehabilitasyonu Var mı? için yorumlar kapalı
  • 344 kez görüntülendi.

Huntington Koresi olarak da öğrenilen Huntington hastalığı, beyin hücrelerinin vefatıyla sonuçlanan, nörodejeneratif, kalıtsal bir hastalıktır. İlk semptomlar genellikle duygudurum ve akılsal becerilerde görülen problemlerdir. Genel bir koordinasyon beceriksizliği, tereddüt bir yürüyüş mevzubahisidir ve hastalık ilerledikçe sarsıntılı beden hareketleri daha apaçıklaşır. Fiziksel marifetler, eşgüdümlü hareket olanaksızlaşacak ve şahıs konuşamayacak hale gelecek kadar cılızlar. Akılsal becerilerdeki […]

Huntington Koresi olarak da öğrenilen Huntington hastalığı, beyin hücrelerinin vefatıyla sonuçlanan, nörodejeneratif, kalıtsal bir hastalıktır. İlk semptomlar genellikle duygudurum ve akılsal becerilerde görülen problemlerdir. Genel bir koordinasyon beceriksizliği, tereddüt bir yürüyüş mevzubahisidir ve hastalık ilerledikçe sarsıntılı beden hareketleri daha apaçıklaşır. Fiziksel marifetler, eşgüdümlü hareket olanaksızlaşacak ve şahıs konuşamayacak hale gelecek kadar cılızlar. Akılsal becerilerdeki çöküş demansa dönüşür. Her yaşta başlayabilirse de, semptomlar çoğunlukla 30 ila 50 yaş arasında başlar. Hastalık, her ardışık kuşakta yaşamın daha erken yarıyıllarında büyüyebilir özelliktedir. Olayların takribî yüzde 8’i 20 yaşından evvel başlar ve genellikle Parkinson hastalığına eş semptomlarla kendini gösterir. Huntington olayları genellikle meselelerinin derecesini hafife alırlar.

Huntington Hastalığının Sebebi Nedir?Nörodejeneratif Huntington Hastalığının Tedavisi Var mı?

Huntington, tipik olarak şahsın ebeveyninden servet kalmaktadır. Ancak, olguların yüzde 10’unda yeni bir değişinim görülmektedir. Hastalığa, olayın “Huntingtin” isimli geninin iki kopyasındaki otozomal hakim bir değişinim neden olmaktadır. Bu, şahsın çocuğunun genellikle hastalığın yüzde 50 oranında bir irsiyet ihtimaline sahip olduğu anlamına gelmektedir. Huntingtin geni, “avlayan” olarak da adlandırılan bir protein için genetik bilgi sağlamaktadır. Huntingtin proteinini kodlayan gen içindeki CAG sitozin-adenin-guanin üçlü tekerrürlerinin dağılması, anormal bir protein ortaya çıkarır ve bu protein bütün olarak anlaşılamamış mekanizmalarla yavaş yavaş beyindeki hücrelere hasar verir. Teşhis, genetik test ile yapılmaktadır ve semptomların var olup olmamasına bakılmaksızın, rastgele bir zamanda reelleştirilebilir.

Huntingtin proteini, 100’şöhret üzerinde proteinle etkileşime girmektedir ve çoklu biyolojik işlevlere sahip görünmektedir. Bu değişinim geçiren proteinin tavrı bütün olarak anlaşılamamıştır, ancak özellikle beyindeki bazı hücre tiplerine toksik tesiri olduğu öğrenilmektedir. İlk verdiği zarar, en çok striatumda görülür. Ancak hastalık ilerledikçe beynin değişik alanları da besbelli bir biçimde etkilenir. Erken semptomlar, striatumun işlevleri ve kortikal iletişimleri, başka bir deyişle hareket hakimiyeti, duygudurum ve yüksek öğrenişsel işlevlerdir. Öğrenilen nöropsikolojik bulgular, anksiyete, bunalım, duygu sığlığı, saldırganlık, bencillik ve kompulsif tavırlardır. Bunlar alkolizm, kumar ve hiperseksüalite gibi bağımlılıklara neden olabilmektedir. Değişik insanların negatif ifadelerini tanımada eforluklar da gözlemlenmektedir.
Deoksirübo Nükleik Asit’nın metilasyonu da Huntington’da değişiyor gibi gözükmektedir.

Hastalığın henüz rastgele bir rehabilitasyonu yoktur. İleri aşamalarında bütün zamanlı bakım lüzumludur. Müdaheleler bazı bulguları kısmen hafifletebilmekte ve hayat niteliğini iyileştirebilmektedir. Hareket problemlerinin rehabilitasyonunda en iyi netice tetrabenazin ile alınmaktadır. Huntington, Avrupa orijinli 100.000 şahısta takribî 4 ila 15 bireyi etkilemekte, Japonlar arasında ender olarak görülmekte, Afrika’daki oranı ise öğrenilmemektedir. Hastalık, erkekleri ve bayanları denk derecede etkilemekte, pnömoni, kalp rahatsızlığı ve düşmelerden kaynaklanan fiziksel yaralanmalar gibi karmaşıklıklar hayat temennisini eksiltmektedir. Olayların takribî yüzde 9’unda vefat sebebi intihar olmaktadır. Vefat, tipik olarak, hastalığın ilk tespit edildiği tarihten itibaren on beş ila yirmi sene arasında hakikatleşmektedir.

Hastalığın ilk belirlenmesi Charles Oscar Waters tarafından 1841’de yapıldı. Tanım, daha sonra 1872’de George Huntington tarafından daha detaylı bir biçimde genişletildi. Genetik esası, 1993 senesinde, Kalıtsal Hastalıklar Vakfı liderliğindeki beynelmilel bir ortak araştırma ile keşfedildi. 1960’ların sonlarında, milleti bilgilendirmek, hasta ve ailelerine yardım sağlamak ve yeni araştırmalar yapmak için araştırma ve yardım teşkilatları kurulmaya başladı. Günümüzdeki araştırmalar, hastalığın mekanizmasını detaylı olarak tanımlamak, araştırmalara destekçi olacak hayvan modellerinin mühendisliğini geliştirmek, semptomları rehabilitasyon edecek yeni ilaç deneyleri yapmak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve hastalığın neden olduğu zararı onarmak emeli ile kök hücre rehabilitasyonu geliştirmek gibi prosedürlere odaklanmaktadır.Nörodejeneratif Huntington Hastalığının Tedavisi Var mı?

Huntington hastalığının devirici tesirlerinden mesul proteinin seviyesini düşürmek için planlanmış bir ilacın güvenlirliğini insanlar üzerinde araştıran araştırmalardan zaferli neticeler alındı. Neşelenmek için erken olsa da, coşku verici bu neticeler, Alzheimer ve Parkinson gibi değişik beyin bozukluklarının da rehabilitasyonlarına uyarlanabilecek ilacın potansiyelini ortaya koyuyor. HTTRx kodlu bir ilaç, değişinime uğramış gen tarafından sevk edilen mRNA sinyallerini yasaklıyor. Bozulan proteinin yapımını tesirli bir biçimde durduruyor, Huntingon’un ilerlemesini yavaşlatıyor ya da başlamasını önlüyor.

HTT Geni ve Huntingtin Proteini Nedir?

HTT geni, huntingtin isimli proteinin üretilmesi yönergelerini sağlamaktadır. Huntingtin proteininin işlevleri tamamen öğrenilmemekle beraber, beynin asap hücrelerinde nöronlarda ehemmiyetli bir rol oynamaktadır ve doğumdan evvelki basmakalıp gelişim için lüzumludur. Huntingtin, beden dokularının çoğunda, ayrıca beyinde azami etkinlik seviyesine sahip olarak bulunur. Bu protein, hücrelerdeki kimyevi sinyalizasyon, materyallerin nakledilmesi, değişik proteinlere ve değişik yapılara bağlanma ve hücreyi kendini imha etmesinden apoptozdan koruma işlevleriyle alakalıdır. HTT geninin bir kısmı, bir CAG trinükleotid tekrarlanma olan muhakkak bir Deoksirübo Nükleik Asit parçasına içerir. Bu segment, üst üste birden çok defa görünen üç Deoksirübo Nükleik Asit yapı bloğu sitozin, adenin ve guanin serisinden oluşur. CAG segmenti genin içinde basmakalıp olarak genellikle 10 ila 35 defa yinelenmektedir.

Huntington hastalığına neden olan kalıtsal değişinim, CAG trinükleotid segmentinin tekerrür rakamının çoğalması olarak öğrenilir. Değişinim, HTT genindeki CAG segmentinin ebadını çoğaldırmaktadır ve Huntington hastalığı olanlarda CAG tekerrürleri 36’dan 120’ye kadar artmaktadır. 36 ila 39 CAG tekerrürü, insanların Huntington hastalığının bulgu ve semptomlarını geliştirme tehlikesini başlatmakta, 40 veya daha fazla tekerrür hastalığın oluşmasını netleştirmektedir.

Genişleyen CAG segmenti, huntingtin proteininin anormal biçimde uzun bir versiyonunun üretilmesine yol açmaktadır. Uzayan protein ufak, toksik parçalara parçalar. Toksik parçaların oluşturduğu kümeler nöronlarda birikerek, bu hücrelerin basmakalıp işlevlerini bozar. Bu süreç özellikle hareketin koordinasyonunda ve düşünce ve duyguların hakimiyetinde ehemmiyeti olan beynin striatum ve serebral korteks bölgelerini tesirler. Huntington hastalığının bulgularının altında nöronların işlev bozukluğu ve vefatı uyur.

Değişinime uğramış HTT geni bir jenerasyondan değişiğine geçtikçe, CAG trinükleotid tekerrürünün ebatları çoğalır. Daha çok tekerrür, genellikle bulguların erkenden ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Huntington hastalığının erişkinlik yarıyılının ortalarında görülen erişkin başlangıçlı formunda tipik olarak HTT geninde 40 ila 50 CAG tekerrürü görülürken, çocukluk çağında veya ilk gençlik yarıyılında görülen bozukluğun çocuksu formunda 60’dan fazla CAG tekerrürü görülmektedir. HTT geninde 27 ila 35 CAG tekerrürü olan şahıslar Huntington hastalığına tutulmamakla beraber, bozukluğu geliştirecek çocuk sahibi olma tehlikeyi altındadırlar. Gen ebeveynden çocuğa geçtikçe, CAG trinükleotid tekerrürünün ebadı Huntington hastalığına 36 veya daha fazla tekerrür eşlik eden aralığa kadar uzayabilir.

HTTRx Nedir?Nörodejeneratif Huntington Hastalığının Tedavisi Var mı?

HTTRx koduyla öğrenilen ilaç, HTT geni ve huntingtin proteini arasında, proteinin yapımını önlemek için bir ara madde olarak etkileşime giren antisens bir ilaçtır. Spinal kordun alt kısmına, lomber omurgaya intratekal enjeksiyon olarak öğrenilen usulle L3-L4 aralığından girilerek enjekte edilmektedir. İlaç, kan-beyin bariyeri olarak öğrenilen beyin ve kan arasındaki arayüzü geçemediği için oral olarak alınamamaktadır. Kan-beyin bariyeri bir hayli terapinin gelişimi için de bir problem teşkil etmektedir.

On senelik bir geliştirme sürecini ve hayvanlar üzerindeki zaferli sınamaları takiben, insanlar üzerindeki çalışmaların ilk evresi, ilacın rehabilitasyon için umutlandırıcı olduğunu gösteriyor. İnsanlar üzerinde yapılan rastgele bir araştırmanın ilk safhasında, her zaman öncelikle ilacın faalliği değil, insan sıhhatine rastgele bir hasarı olmadığını ispatlamak ehemmiyet taşımaktadır. Tahlilciler, ilacın iyi tolere edildiğini bildirdiler. İlk sınamaların ilk niyeti olmasa da, ilacın aktifliği de, tahlilciler tarafından pozitif ve coşku verici olarak kaydolundu. İlaç rehabilitasyonundan sonra, kobayların omurilik akışkanında ölçülen değişinime uğramış protein varlığında ehemmiyetli bir eksilme olduğu ispatlandı.

Deneyler, İngiltere, Almanya ve Kanada‘daki dokuz çalışma merkezinde Huntington hastası 46 olayla sürdürüldü. Her hastanın beynine ulaşmasını sağlamak üzere, omurilik akışkanlarına enjekte edilen dört doz HTTRx veya plasebo verildi. Faz 1 / 2a sınamaları ilerledikçe, HTTRx’in dozu, çoğalan doz deneyi tasarımına göre birkaç kez çoğaldırıldı. Hastaların güvenliği çalışma süresince bağımsız bir güvenlik komisyonu tarafından izlendi. Ultra-duyarlı inceleme makineleri kullanılarak, rehabilitasyon evvelinde ve sonrasında her hastanın omurilik akışkanındaki protein konsantrasyonları dikkatle ölçüldü. HTTRx, mutant huntingtin seviyesinin doza bağlı olarak ehemmiyetli miktarda düşürülmesini sağladı.

NeticeNörodejeneratif Huntington Hastalığının Tedavisi Var mı?

Londra Üniversitesi Yüksekokulu UCL Nöroloji Enstitüsü analistlerinden ve idarediği bu çalışmayla 2017 Beynelmilel Leslie Gehry Brenner Mükâfatı’nü alan Muayenehane Nöroloji Profesörü Sarah Tabrizi, insanlar üzerinde 2015 senesinde sınanmaya başlanan ilaçla alakalı araştırma neticelerinin Huntington hastaları ve aileleri için büyük bir ehemmiyete sahip olduğunu ve ilk defa bir ilacın asap sistemindeki toksik hastalıklara neden olan protein seviyesini düşürdüğünü vurguluyor. Ionis-HTTRx deneyleri, randomize, çift-âmâ, plasebo hakimiyetli uygulamalardı. Özetle, hastaların ve hekimlerin hangi hastaya reel ilacın verildiğini öğrenmedikleri, böylece, rehabilitasyonun kendisinin değil, hastanın rehabilitasyona olan inancından dolayı iyileşme hissi tehlikesini başka bir deyişle plasebo tesirini ortadan kaldıran çalışmalardı. RG6042 olarak yine adlandırılan ilaçla sürdürülen araştırmaların belki de en ehemmiyetli neticeyi, ilacın değişik nörodejeneratif hastalıklar için de öngörülen potansiyel uygulamalar olacaktır. İşlevsel olmayan proteinler, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklarla irtibatlıdır ve bu ilaç, mevzubahisi proteinlerin aktif bir biçimde kastedilebileceği ve yapımlarının eksiltilebileceği bir sürecin başlangıcıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

maltepe escort ataşehir escort idealtepe escort anadolu yakası escort kadıköy escort bostancı escort pendik escort ataşehir escort şişli escort göztepe escort pendik escort kartal escort bostancı escort erenköy escort maltepe escort pendik escort bostancı escort ümraniye escort şerifali escort kartal escort maltepe escort tuzla escort pendik escort anadolu yakası escort acıbadem escort ümraniye escort escort bayan maltepe escort ümraniye escort ataşehir escort kadıköy eskort pendik eskort ataşehir escort ümraniye escort kadıköy escort escort bayan maltepe escort sex hikaye yeni seks hikaye gerçek sex hikaye sex hikaye seks hikayeleri sex hikayesi gerçek sex hikayeleri